Giriş
Aile hukuku, modern özel hukukun en hızlı dönüşen alanlarından biridir. Toplumsal değerlerin değişmesi, kadın-erkek eşitliği talebinin güçlenmesi ve aile kurumunun bireyselleşmesi; aile hukukunun yapısal reformlarını zorlamaktadır. Almanya, Fransa ve Türkiye; bu reform sürecinde farklı tarihsel zemin ve değer öncelikleriyle hareket etmişlerdir.1
Bu çalışma; üç ülkenin reform deneyimlerini sistematik biçimde karşılaştırarak ortak eğilimleri ve farklılaşma noktalarını ortaya koyar. Karşılaştırmalı analiz dört eksen üzerinde yapılmaktadır: evlilik kavramı ve cinsiyet eşitliği, boşanma rejimi, çocuğun korunması ve velayet, mal rejimi.
I. Almanya'da Aile Hukuku Reformu
A. 1977 reformu
Almanya'nın 1977 yılında gerçekleştirdiği aile hukuku reformu; "kusur" temelli boşanma rejiminden "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" temelli rejime geçişi simgelemektedir. Bu reform, kusur değerlendirmesinin boşanma kararından çıkarılması ve eşler arasındaki ekonomik dengenin korunması üzerine odaklanmıştır.2
B. 1998 reformu
1998 yılındaki ek reformlar; evlilikte çocuğun korunması ve velayet hukukunda eşitlik ilkesinin güçlendirilmesini sağlamıştır. Çocuğun yararı (Kindeswohl) kavramı; velayet kararlarının temel ölçütü olarak yerleşmiştir.
C. 2017 evlilik eşitliği yasası
Almanya'nın 2017 yılında kabul ettiği evlilik eşitliği yasası; eşcinsel çiftlerin de evlilik kurma hakkını tanımıştır. Bu yasa; aile kavramının modernize edilmesinin önemli bir adımıdır.
II. Fransa'da Aile Hukuku Reformu
A. 1999 PaCS — alternatif birlik modeli
Fransa'nın 1999 yılında kabul ettiği Pacte Civil de Solidarité (PaCS); evlilik dışında ikinci bir resmi birlik biçimini hukuk düzenine entegre etmiştir. PaCS; özellikle eşcinsel çiftler için bir alternatif olarak tasarlanmış olmakla birlikte, heteroseksüel çiftler tarafından da yaygın olarak tercih edilmektedir.3
B. 2013 evlilik eşitliği yasası
Fransa, 2013 yılında "mariage pour tous" (herkes için evlilik) yasasıyla; cinsiyetten bağımsız evlilik hakkını tanımıştır. Bu yasa; Fransa toplumunun değer önceliklerinin önemli bir göstergesi olarak nitelendirilebilir.
C. Velayet ve çocuğun korunması
Fransız Medeni Kanunu m. 371-1 hükmü; ana-baba yetkisinin (autorité parentale) çocuğun yararı ekseninde paylaşılmasını öngörür. Boşanma sonrası velayet; "ortak velayet" (résidence alternée) modelinin yaygınlaştığı bir alandır.
III. Türkiye'de Aile Hukuku Reformu
A. 2001 Medeni Kanun değişikliği
Türkiye'nin 2001 yılında kabul ettiği Türk Medeni Kanunu; aile hukuku alanında köklü değişiklikler getirmiştir. Bu değişikliklerin başlıcaları; (i) kadın-erkek eşitliği temel ilke olarak kabul edilmiştir; (ii) "evin ortak hayatı"na ilişkin kararların birlikte alınması zorunlu kılınmıştır; (iii) yeni bir mal rejimi (edinilmiş mallara katılma rejimi) varsayılan hale getirilmiştir.4
B. Velayet ve çocuğun korunması
TMK m. 335-351; velayet hukukunu çocuğun yararı ekseninde düzenler. Boşanma sonrası velayet; tek velayet veya ortak velayet biçiminde verilebilir; ancak ortak velayetin uygulanması Türk pratiğinde sınırlı kalmaktadır.
C. Boşanma rejimi
TMK m. 166-184; boşanma sebeplerini özel ve genel olmak üzere iki kategoride düzenler. Türk hukuku; "kusur" temelli ile "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" temelli rejimleri birlikte uygulayan karma bir model benimsemektedir.
IV. Ortak Eğilimler ve Farklılıklar
A. Ortak eğilimler
Üç ülkenin reform deneyimlerinde ortak eğilimler şunlardır: (i) cinsiyet eşitliği ilkesinin güçlendirilmesi; (ii) çocuğun yararının velayet kararlarının temel ölçütü olarak kabul edilmesi; (iii) aile kurumunun bireyselleşmesi; (iv) mal rejiminde eşitlik temelli yaklaşımlara geçiş.
B. Farklılaşma noktaları
Üç ülke; reform sürecinin hızı, kapsamı ve hassasiyet alanları bakımından farklılıklar göstermektedir. Fransa; alternatif birlik modeli ve evlilik eşitliği yönünde en ileri konumdadır. Almanya; yapısal reformları kademeli ve sistematize biçimde gerçekleştirmiştir. Türkiye; 2001 reformuyla köklü bir değişim sağlamakla birlikte, sonraki yıllarda daha sınırlı reformlarla yetinmiştir.5
C. Ortak velayet uygulaması karşılaştırması
Ortak velayet uygulaması; Fransa'da yaygın, Almanya'da yaygınlaşan, Türkiye'de ise hâlâ sınırlı bir uygulama düzeyindedir. Türkiye'nin 2017 Anayasa Mahkemesi kararı; ortak velayetin AİHS uyumlu bir Türk hukuku yorumunun mümkün olduğunu göstermiştir.
Sonuç
Üç ülke de reform süreçlerinde "aile kurumunun bireyselleşmesi" temel ekseninde hareket etmiş; ancak değer öncelikleri, reformun hızını ve kapsamını farklılaştırmıştır. Karşılaştırmalı bir bakış; her ülkenin kendi reform deneyiminden öğrenebileceği önemli dersler bulunduğunu göstermektedir. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde; ortak velayet uygulamasının yaygınlaştırılması, çocuğun yararının daha sistematik biçimde tanımlanması ve aile içi şiddetten etkin koruma alanlarında reforma ihtiyaç duyacağı görülmektedir. Karşılaştırmalı hukuk; bu reform sürecinde bir kaynak ve ilham deposu olarak çok yönlü bir katkı sunabilir.