Giriş

2011 yılından itibaren Suriye'den gelen yaklaşık 3.5 milyon kişiye Türkiye'nin tanıdığı "geçici koruma" statüsü; 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) m. 91 hükmü ve buna bağlı Geçici Koruma Yönetmeliği temelinde yürümektedir. Geçici koruma; mülteci statüsünden farklı, kitlesel bir akın halinde toplu olarak sağlanan ve bireysel statü incelemesi gerektirmeyen bir koruma biçimidir.1

Bu çalışma; geçici koruma statüsünün hukuki niteliğini sistematize eder, Danıştay 10. Dairesi'nin son beş yıllık içtihadındaki yargısal denetim çerçevesini inceler ve AİHS m. 3 çerçevesinde "geri gönderme yasağı" ilkesinin idari yargı pratiğine yansımalarını değerlendirir.

I. Geçici Koruma Statüsünün Hukuki Niteliği

A. YUKK m. 91 hükmü ve Geçici Koruma Yönetmeliği

YUKK m. 91 hükmü; "ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir" demektedir. Geçici Koruma Yönetmeliği; bu hükmün uygulanmasının teknik çerçevesini ortaya koyar.

B. Mülteci statüsünden farklılığı

Geçici koruma; (i) mülteci statüsü gibi bireysel statü incelemesi gerektirmez; (ii) kitlesel bir akın halinde toplu olarak sağlanır; (iii) süresi belirsiz olmakla birlikte geçici nitelikte tasarlanmıştır; (iv) bireysel haklarda mülteciye kıyasla farklılıklar barındırır.2

C. Tanınan haklar

Geçici koruma kapsamındakilere; (i) ülkede yasal kalış hakkı, (ii) çalışma izni (belirli kısıtlamalarla), (iii) sağlık hizmetlerinden yararlanma, (iv) eğitim hizmetlerinden yararlanma, (v) sosyal yardım hakları tanınmaktadır.

II. Danıştay 10. Dairesi'nin Yargısal Denetim Çerçevesi

A. Statünün verilmesine ilişkin işlemler

Geçici koruma statüsünün verilmesi; idari nitelikte bir işlemdir ve idari yargının denetimine tabidir. Danıştay 10. Dairesi'nin son beş yıllık içtihadı; statünün verilmemesi veya iptal edilmesine ilişkin işlemlerin yargısal denetiminde önemli bir doktriner zemin oluşturmuştur.3

B. Statünün iptaline ilişkin işlemler

Geçici koruma statüsünün iptali; (i) ulusal güvenliğe tehdit, (ii) kamu düzenine tehdit, (iii) terör suçu işleme, (iv) ağır insan hakları ihlali gerekçeleriyle yapılabilir. Bu iptal işlemlerinde yargısal denetim; ilgili kişi için kritik bir koruma mekanizması olarak işlev görür.

"Geçici koruma statüsünün iptaline ilişkin idari işlemler; yargısal denetimde adli güvenceler standardında değerlendirilmelidir. Salt güvenlik gerekçesi; statü iptalini meşrulaştırmaya yetmez; somut olgular gerekir."

— Danıştay 10. D., E. 2023/4218, K. 2024/2785, T. 14.03.2024.

C. Sınır dışı edilme işlemleri

Geçici koruma statüsündekilerin sınır dışı edilmesi; YUKK m. 54 hükmü uyarınca sınırlandırılmıştır. Bu kısıtlama; "geri gönderme yasağı" (non-refoulement) ilkesinin Türk iç hukukundaki yansımasıdır.

III. Geri Gönderme Yasağı (Non-Refoulement)

A. AİHS m. 3 çerçevesi

AİHS m. 3 hükmü; "Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz" diyerek mutlak bir yasak öngörür. AİHM'in Soering / Birleşik Krallık kararıyla başlayan içtihat çizgisi; bir kişinin işkence veya insanlık dışı muameleye maruz kalabileceği bir ülkeye gönderilmesinin de m. 3'ün ihlali oluşturacağını kabul etmektedir.4

B. AYM içtihadında geri gönderme yasağı

AYM'nin son dönem bireysel başvuru kararları; geri gönderme yasağı ilkesinin Türk anayasal hukukuna entegre edildiğini gösterir. Anayasa'nın 17. maddesi (kişinin dokunulmazlığı) ile AİHS m. 3 hükmünün birlikte yorumlanmasıyla; geri gönderme yasağının anayasal güvencelerden biri olduğu kabul edilmektedir.

C. İdari yargı pratiğine yansımalar

Danıştay 10. Dairesi; sınır dışı etme işlemlerinde geri gönderme yasağının somut olayda nasıl uygulanacağını sistematik biçimde ele almaktadır. Risk değerlendirmesinde; (i) gönderilecek ülkedeki genel durum, (ii) ilgili kişinin somut riskleri, (iii) iade eden devletin güvenceleri dikkate alınmaktadır.

IV. AYM'nin Geçici Koruma'ya İlişkin Bireysel Başvuru Kararları

A. Sınır dışı işlemine itiraz

AYM'nin bazı bireysel başvuru kararlarında; geçici koruma kapsamındaki kişilerin sınır dışı edilmesine karşı acil tedbir (interim measure) talepleri kabul edilmiştir. Bu kararlar; anayasal mekanizmanın hızlı işletilebileceğini ve etkili koruma sağlayabileceğini göstermektedir.5

B. Eğitim hakkı

AYM; geçici koruma kapsamındakilerin eğitim hakkından yararlanmasına ilişkin denetim de yapmaktadır. Türk eğitim sistemi içinde geçici koruma çocuklarının eğitim hakkının korunması; AYM içtihadında önemli bir yer tutmaktadır.

Sonuç

Geçici koruma statüsünün iptaline ilişkin idari işlemlerde; yargısal denetimin "geri gönderme yasağı" açısından daha sıkı kullanılması zorunluluk arz etmektedir. Danıştay 10. Dairesi'nin son beş yıllık içtihadı; bu denetim sıkılığını sistematik biçimde yerleştirmekte ve Türk idari yargı pratiğine önemli bir doktriner zemin sunmaktadır. AYM'nin son dönem kararları; geçici koruma kapsamındakilerin anayasal güvencelerinin etkin kullanımı için kritik bir mekanizma sağlamaktadır. Türk hukukunun göç yönetiminde uluslararası standartlarla uyum içinde olması; hem ulusal hukuk politikası hem de uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından zorunlu bir görevdir.