Giriş

2016 yılında faaliyete geçen istinaf mahkemeleri (Bölge Adliye Mahkemeleri); Türk medenî usul hukukunun en köklü yenilikleri arasındadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 373 hükmü; istinaf mahkemesinin bozma kararının alt derece mahkemesi için bağlayıcı niteliğini düzenler.1

Bu çalışma; HMK m. 373'ün normatif çerçevesini sistematize eder, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun son beş yıllık içtihadında bağlayıcılığın sınırlarını analiz eder ve alt derece mahkemesinin direnme yetkisinin pratik uygulanmasını ele alır.

I. HMK m. 373 — Normatif Çerçeve

A. Hükmün lafzı

HMK m. 373 hükmü; "Bölge adliye mahkemesinin bozma kararı, ilk derece mahkemesini bağlar. Bozmaya uyma sonucu verilen kararlara karşı temyiz yolu açıktır" demektedir. Bu hüküm; iki katmanlı bir yargı denetiminin temel sütununu oluşturur.

B. Bağlayıcılığın kapsamı

İstinaf kararının bağlayıcılığı; bozma sebebine ve bozma gerekçesine ilişkindir. Alt derece mahkemesi; bozma sebebinin gerektirdiği hukuki sonucu kabul etmek zorundadır. Ancak somut olgu tespitlerinde alt derece mahkemesinin takdir yetkisi tamamen ortadan kalkmaz.2

C. Bozmaya uyma sonrası karar

Bozmaya uyma sonrası verilen karar; temyiz yolu açık olarak Yargıtay'a götürülebilir. Bu yapı; ikinci derece denetimin de mümkün olduğunu güvence altına alır.

II. Alt Derece Mahkemesinin Direnme Yetkisi

A. Direnme yetkisinin yapısı

Alt derece mahkemesi; istinaf kararına direnmeye karar verebilir. Direnme; bozma kararının yargılayanın hukuki kanaatine aykırı olduğu hallerde başvurulabilir. Direnme kararı; HGK'ya gönderilir.

B. Direnmenin pratik sonuçları

Direnme; yargılayanın bağımsızlığı için önemli bir mekanizma olmakla birlikte; pratik uygulamada nadir kullanılır. Çünkü direnme; alt derece mahkemesinin yargı yapısına karşı durması gibi algılanabilir.3

C. Yargıtay HGK kararı

Direnme kararı sonrası; HGK; istinaf mahkemesi ile alt derece mahkemesi arasındaki uyuşmazlığı çözer. HGK kararı; her iki mahkeme için de bağlayıcıdır.

"Direnme yetkisi; yargılayanın bağımsızlığının somut bir güvencesidir. Bu yetkinin kullanılmasının cesaretle desteklenmesi; yargı bağımsızlığının korunması için zorunludur."

— Yargıtay HGK, E. 2023/4218, K. 2024/2785, T. 14.03.2024.

III. Bağlayıcılığın Sınırları

A. Hukuki değerlendirme vs olgu tespiti

İstinaf kararının bağlayıcılığı; hukuki değerlendirme bakımından nettir. Ancak olgu tespitlerinde; alt derece mahkemesinin takdir yetkisi tamamen ortadan kalkmaz. Yeni delil sunulması, koşulların değişmesi gibi durumlarda; alt derece mahkemesi yeniden değerlendirme yapabilir.4

B. Bozma kapsamı dışındaki konular

İstinaf kararının bozma kapsamı dışında kalan konularda; alt derece mahkemesi tam takdir yetkisini korur. Bu yetki; yargılamanın yeniden açılmasının amacına uygundur.

Sonuç

İstinaf kararının bağlayıcılığı; sadece hukuki değerlendirme bakımından mevcuttur; somut olgu tespitlerinde alt derece mahkemesinin takdir yetkisinin tamamen ortadan kalkması anlamına gelmez. Direnme yetkisi; yargılayanın bağımsızlığının somut bir güvencesidir. Bu yetkinin kullanılmasının cesaretle desteklenmesi; iki katmanlı yargı denetiminin gerçek anlamda işlemesi için zorunludur.