Giriş
Türkiye'nin Eylül 2021'de Paris Anlaşması'nı onaylaması ve 2053 net sıfır karbon hedefini açıklamasıyla birlikte; karbon piyasasının kurulması ve buna ilişkin hukuki çerçevenin tasarlanması; çağdaş Türk enerji hukukunun en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmiştir.1
Bu çalışma; AB CBAM ve uluslararası karbon piyasası rejimini sistematize eder, Türkiye'de tasarlanmakta olan ETS çerçevesini değerlendirir ve karbon fiyatlamasının enerji yoğun sektörlerdeki etkilerini analiz eder.
I. AB CBAM ve Uluslararası Rejim
A. CBAM'in yapısı
AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM); Eylül 2023'te geçiş dönemi başlayan ve 2026'da tam yürürlüğe girecek olan bir mekanizmadır. CBAM; AB'ye ithal edilen mallarda yer alan karbon emisyonlarını fiyatlandırarak; AB üreticilerin haksız rekabete maruz kalmasını önlemeyi amaçlar.
B. Kapsanan sektörler
CBAM; başlangıçta çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerini kapsamaktadır. 2026 sonrasında; kapsam genişletilebilir.2
C. Türkiye için pratik etkiler
Türkiye; AB'nin en büyük ticari ortaklarından biridir. CBAM'in yürürlüğe girmesi; Türk ihracatçılar için karbon emisyon raporlama ve karbon fiyatı ödeme yükümlülükleri yaratacaktır.
II. Türkiye'nin ETS Tasarımı
A. ETS yasası tasarısı
2024 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından açıklanan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) yasa tasarısı; Türkiye'de karbon piyasasının kurulmasının temel hukuki çerçevesini öngörür.3
B. Geçiş takvimi
ETS sisteminin; (i) 2025-2026 pilot dönemi, (ii) 2027-2028 raporlama dönemi, (iii) 2029 itibarıyla tam uygulama biçiminde aşamalı olarak yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.
C. AB CBAM ile karşılıklı tanıma
Türkiye'nin ETS sistemi; AB CBAM ile karşılıklı tanıma sürecinden geçirilebilirse; Türk ihracatçıların CBAM kapsamında karbon ödemesi yapmaması mümkün olacaktır.
III. Sektör Etkileri
A. Çimento sektörü
Türkiye; dünyanın en büyük çimento üreticilerinden biridir. Çimento; yüksek karbon yoğunluklu bir ürün olduğundan; CBAM ve ETS'den en çok etkilenen sektörlerden biri olacaktır.4
B. Demir-çelik sektörü
Demir-çelik; Türk ihracatının önemli kalemlerinden biridir. CBAM yürürlüğe girdikten sonra; sektör yapısal bir dönüşüm geçirmek zorunda kalacaktır.
"Türkiye'nin ETS sistemi; AB CBAM ile uyumlu olmakla birlikte, ulusal sektörel hassasiyetleri gözeten bir geçiş takvimini benimsemelidir. Aksi halde; Türk ihracatı uluslararası rekabette ciddi dezavantaj yaşar."
Sonuç
Türkiye'nin 2053 net sıfır karbon hedefine ulaşması; salt enerji politikası değil; aynı zamanda hukuki çerçevenin doğru tasarımını gerektirir. ETS sisteminin AB CBAM ile uyumlu hale getirilmesi; Türk ihracatının korunması ve iklim hedeflerinin gerçekleştirilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Doktrinin; bu uyum sürecinin doktriner desteklemesinde aktif rol oynaması; çağdaş enerji hukukunun temel görevlerinden biridir.