Giriş
Patent koruma rejimi; ilaç ar-ge yatırımlarının ekonomik korunmasını sağlayan temel bir araçtır. Patent süresi sona erdikten sonra; jenerik ilaç üreticileri orijinal ilacın etkin maddesini kullanarak benzer ürün üretebilir. Ne var ki jenerik ilacın ruhsat alabilmesi için; klinik testlerin yapılması zorunludur. Bu testlerin patent süresince yapılabilmesi; halk sağlığının ekonomik korunması açısından kritik öneme sahiptir.1
Bu çalışma; Bolar hükmünün uluslararası ve Türk hukukundaki yapısını sistematize eder, SMK m. 85/3 çerçevesinde Türk uygulamasını analiz eder ve jenerik üreticinin "yeterli güvenlik veri seti" oluşturma yükümlülüğünü değerlendirir.
I. Bolar Hükmünün Yapısı
A. Tarihsel köken
"Bolar hükmü"; 1984 yılında ABD'de Roche Products v. Bolar Pharmaceutical davası sonucu çıkarılan Hatch-Waxman Yasası ile uluslararası literatüre girmiştir. Bu yasayla; jenerik üreticilerin patent süresince ruhsat başvurusu için gerekli klinik testleri yapmaları kolaylaştırılmıştır.
B. TRIPS Anlaşması m. 30
TRIPS Anlaşması m. 30; patent korumasından getirilebilecek istisnaları sınırlı şekilde düzenler. Bolar hükmü; TRIPS m. 30 çerçevesinde değerlendirilebilecek bir istisna türüdür.2
C. AB Direktifi 2004/27
AB'nin 2004/27 sayılı Direktifi; Bolar hükmünü tüm üye devletlerde yasal hale getirmiştir. Bu direktif; jenerik üreticilerin patent süresince ruhsat çalışmalarını yapabilmesini güvenceye almıştır.
II. SMK m. 85/3 ve Türk Uygulaması
A. Hükmün lafzı
SMK m. 85/3 hükmü; "İlaç ile ilgili olarak yapılan ve ruhsatlandırma çalışmaları kapsamında gerekli olan deneyler, klinik araştırmalar ve diğer çalışmalar patent hakkına tecavüz oluşturmaz" demektedir. Bu hüküm; Türk hukukunda Bolar hükmünün açık yasal dayanağıdır.
B. Kapsamının yorumlanması
Hükmün kapsamı; "ruhsatlandırma çalışmaları" olarak sınırlandırılmıştır. Bu sınırlamanın somut uygulanma sınırları; doktrinde ve uygulamada tartışmalıdır.3
"SMK m. 85/3 hükmü; halk sağlığı politikasının patent koruma rejimine entegre edilmesinin temel aracıdır. Hükmün operasyonel uygulanmasında; 'ruhsatlandırma çalışmaları' kapsamının geniş yorumlanması, halk sağlığının korunması bakımından önem taşır."
III. "Yeterli Güvenlik Veri Seti" Yükümlülüğü
A. Klinik testlerin kapsamı
Jenerik üreticisinin ruhsat alabilmesi için; bioeşdeğerlik testlerini, kalite-stabilite testlerini ve gerektiğinde ek klinik testleri yapması zorunludur. "Yeterli güvenlik veri seti"nin ne kapsamda olacağı; Sağlık Bakanlığı ve TİTCK düzenlemeleriyle belirlenir.
B. Ölçütün netleştirilmesi ihtiyacı
Mevcut uygulamada "yeterli klinik veri seti" ölçütü; somut sınırlarla netleştirilmemiştir. Bu durum; jenerik üreticiler için belirsizlik yaratır.4
Sonuç
Bolar hükmü; halk sağlığı politikasının patent koruma rejimine entegre edilmesinin temel aracıdır. SMK m. 85/3'ün operasyonel uygulanmasında; "ruhsatlandırma çalışmaları" kapsamının geniş yorumlanması ve "yeterli klinik veri seti" ölçütünün netleştirilmesi gereklidir. Bu netleştirme; jenerik ilaç üretiminin teşviki ve halk sağlığının korunması açısından kritik bir reform unsuru olarak değerlendirilmelidir.