Giriş
Müşterek mülkiyette ortaklığın giderilmesi davası; Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 698-699 hükümlerinde düzenlenen ve aynı şey üzerinde paylı malik konumunda olan kişilerin ortaklığın sona erdirilmesini talep etmesine olanak tanıyan bir davadır. Bu dava; özellikle miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda yaygın olarak gündeme gelir.1
Bu çalışma; aynen taksim ve satım yoluyla giderme yöntemlerinin normatif çerçevesini sistematize eder, "şeyin niteliği aynen taksime elverişli midir?" sorusunun cevaplanması için kullanılan kıstasları analiz eder ve tarafların menfaat dengesinin nasıl korunacağını tartışır.
I. İki Yöntem: Aynen Taksim ve Satım Yoluyla Giderme
A. Aynen taksim (TMK m. 699)
Aynen taksim; müşterek mülkiyete konu şeyin paylı maliklere ayrı ayrı pay olarak verilmesini içerir. Bu yöntem; sadece "şeyin niteliğinin elverişli olduğu" hallerde uygulanır. Bir tarla parçası, paylar arasında alanları orantılı olacak şekilde bölünebilir; ancak bir araba veya tek bir daire bölünemez.
B. Satım yoluyla giderme (TMK m. 699/2)
Satım yoluyla giderme; şeyin satılarak elde edilecek paranın paylı maliklere paylaştırılmasını içerir. Bu yöntem; "şeyin niteliği aynen taksime elverişli değilse" uygulanır. Satış; mahkeme kararıyla ve genellikle icra dairesi vasıtasıyla yapılır.2
C. Yöntem tercihinde hâkimin yetkisi
Hâkim; yöntem tercihinde tarafların talebine bağlı kalmadan, "şeyin niteliği" kıstasını re'sen değerlendirir. Bu yetki; objektif kıstasların belirleyici olmasını sağlamak için tasarlanmıştır.
II. "Şeyin Niteliği Elverişli midir?" Kıstası
A. Klasik kıstaslar
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre aynen taksime elverişlilik için aranan kıstaslar şunlardır: (i) şeyin fiziksel olarak bölünebilir olması, (ii) bölünmenin değer kaybına yol açmaması, (iii) bölünme sonucu ortaya çıkan parçaların kullanılabilir olması.3
B. Modern kıstaslar
Modern doktrinde önerilen ek kıstaslar; (i) ekonomik etkinlik, (ii) tarafların tercih kapasitesi, (iii) gelecekteki kullanım olanaklarıdır. Bu kıstaslar; klasik fiziksel bölünebilirlik kıstasını tamamlayıcı niteliktedir.
"Aynen taksime elverişlilik; salt fiziksel bölünebilirlik değildir. Ekonomik etkinlik, tarafların kullanım amacı ve şeyin sosyal işlevi birlikte değerlendirilmelidir."
III. Tarafların Menfaat Dengesi
A. "Daha çok kullanan paylı malik" durumu
Paylı maliklerden birinin şeyi daha çok kullanması durumunda; bu maliki şeyin tamamına sahip olmaya hakkı olduğu sonucu çıkmaz. Hâkim; yine de objektif kıstaslara göre yöntem tercih etmelidir. Ancak satım kararı verilirse; daha çok kullanan paylı maliki tercihli alıcı pozisyonunda değerlendirebilir.
B. Yatırım yapan paylı malikin korunması
Paylı maliklerden biri şeyde yatırım yapmışsa (örneğin tarlaya damla sulama tesisatı kurmuşsa); bu yatırımın değeri, yöntem tercihinde dikkate alınmalıdır. Yatırım yapan tarafa eşit pay verilmesi; haksız zenginleşme yaratabilir.4
C. Tercihli alım hakkı
Satım yoluyla giderme halinde; paylı malik, üçüncü kişilerin aynı koşullarda almayı teklif ettiği fiyat üzerinden öncelikli olarak alma hakkına sahiptir. Bu hak; paylı malikin şeyle ilişkisini sürdürme isteğini korur.
Sonuç
Müşterek mülkiyette ortaklığın giderilmesi davasında aynen taksim - satım yoluyla giderme tercihi; salt teknik kıstaslar değil; ekonomik etkinlik ve tarafların gerçek tercih kapasiteleri de dikkate alınmalıdır. Yargıtay 14. HD'nin son beş yıllık içtihadı; bu doğrultuda önemli adımlar atmakla birlikte, modern kıstasların sistematik biçimde uygulanması doktrinin önemli bir gündem maddesi olarak kalmaya devam etmektedir.